29 Temmuz 2011 Cuma

Adalet Tokmak Değildir, Kafaya Vurulmaz

"Operasyonu itibarsızlaştırma çabası": Ergenekon davasına muhalif eylemlerin ortak adıydı bu. Geniş ölçüde doğruluk payı olan, kısmen de abartılı bir adlandırmaydı.
Bahsettiğim bu söylemin sahipleri, şu anda ilginç bir çelişkiyle Fenerbahçe taraftarının tepkilerini itibarsızlaştırmaya çalışanlarla aynı kişiler.
O zaman itibarsızlaştırmak yanlıştı, şimdi doğru oldu. Anlayacağınız, çelişki, çelişki, çelişki: dengeleri oturmamış bir memleketin karakteristiği…
Fenerbahçe taraftarının tüm tepkilerinin belli kalıplarla izah edilmesi buna örnek: Şikeye destek, aşırı gerginlik, holiganlık, duygusal bakış, bilinçsizlik, taraftarlık duygusundan kaynaklanan mâkul olamayış, yanlış kişilerin peşine takılma vs vs.
Ya da Fenerbahçe lehine konuşanlara şüpheli şahıs muamelesi yapılması. Mesela Lube Ayar’a…


Aleyhinde yazılanlara bakarsanız göreceğiniz manzara şu: Bu kız Mossad’ın Yoğurtçu Parkı şubesi. Beşiktaşlılar’a bakarsanız Lube, Ariel Şaron kadar tehlikeli, Theodor Herzl kadar şüpheli. Rasim Ozan’a göreyse boynunda şaibeli bir yafta, Cemal Temizöz’le Lube bir safta.

Onu itibarsızlaştırmak için ortaya atılan enteresan iddia şu: Aziz Yıldırım Lube Ayar'ı tehdit ediyor; bunu açıklasın! Hoppala akıl, gel çengele takıl… Bu nasıl bir argüman, hangi yollarla yapılmış bir mantık yürütme, ne türlü bir imal-i fikr, gelin de bana bunu bir anlatın.
Bu kız, Fenerbahçe’yi savunuyor hararetle, adaletli yargılamadan bahsediyor, dar alanda paslaşmalarla adalet tesis edilmez diyor. Seviyorum diyor yahu, dokunsan ağlayacak halde, sevdiğimi linç ettirmem diyor. Bunu gören Fenerbahçeliler de bu kıza abayı yakıyor ve içten içe “Ich Lube Dich” diye karşılık veriyorlar.
Ve şimdi biri diyor ki, Lube’nin tüm bu motivasyonunun ve girişkenliğinin altında Aziz Yıldırım’dan aldığı tehdit var.
Bu tip garip akıl yürütmelerde hep olduğu gibi, zihnimin Navarin’inde bütün mantık gemilerim alev alıyor: Nasıl yani?
Nasıl tehdit etmiş, hangi saikle? Bu tehdidi Metris’ten Abdullah Kiğılı aracılığıyla mı bildirmiş? Meselâ; “çıkıp televizyonlarda Fener'i savunmazsan seni mahvederim Lube” diye mi tehdit etmiş Aziz Yıldırım? Yani son kertede tehdit aldığı için mi can u gönülden Fenerbahçe için haykırıyor bu kız? Muteberliği yansın, bitsin, kül olsun diye söyleyebildiğiniz bu mudur?
Ya da şunu mu diyorsunuz: önceden böyle bir tehdit vardı? Peki önceden böyle bir şey olmuşsa o zaman Lube’nin uzanıp olanları keyifle izlemesi ve “daha da beter olsun o Aziz” demesi gerekmez mi?
Yahu arkadaşlar sizin mantığınız hangi mantık ilkelerini haiz? Ya da herhangi bir ilkeyi haiz mi?
Tehditle iş yapan bir insan bu kadar kendini pârelemez. Böyle can û gönülden savunmaz. Ortaya attığınız iddianın önce bir sağlamasını yapın kafanızda. Geçmişe dönük araştırma yapın, arşive bir bakın. Bu kız yıllardır tribünün içinde, internette dolaştırdığınız videodaki halini görmüyor musunuz, statta olduğu için nasıl mutlu, Fenerbahçeliler’le omuz omuza olduğu için nasıl sevinçli, o kulübe, o taraftara, o havaya aşık, yüzünde, gözlerinde tebessüm…
Diyesim o ki, niye son derece basit, anlaşılır bir açıklamanız yok Lube hakkında? Meselâ, “Bu kız Fener’i çok seviyor abi, ve kulübüne yapılan haksızlığa elinden geldiği kadar isyan ediyor” demek çok mu zor? Niyedir bu her şeyi komplo teorileriyle açıklama alışkanlığınız?
Kulübünü candan seven her Fenerbahçeli yapması gerekeni yapıyor, takımının linç edilmesine kendi çapında bariyer oluyor, yürüyüş yapıyor, forma satın alıyor, hiç olmazsa arkadaş ortamlarında, kendilerine yapılan adaletsizliği haykırıyor.
Lube de milyonlarca Fenerbahçe taraftarından biri. En içten, en güçlü, en sağlam şekilde kulübüne zor bir zamanda omuz vermeye çalışıyor. Meslekî kariyeri boyunca edindiği bilgileriyle ve ele avuca sığmaz retoriğiyle de gayet iyi bir iş başarıyor. Hepsi bu, abartmayın.
Yok eğer itirazınız geçmişte yaptığı gazeteciliğeyse ha bakın, bunu söyleyin. Eğer söylediklerinde maddi hatalar varsa anlatın, kabul edelim. Gerçekten bir yalanı varsa ortaya koyun hep birlikte yalancısın diye bağıralım. İddialarının asılsızlığı söz konusuysa bunu ispatlayın, sizin temizliğinizi ve nezahatinizi biz burada yazalım.[1]
Ama hiçbir bilgiye dayanmadan direkt; şaibeli şahsiyet, sahibinin sesi, ezik, eli kanlı gazeteci, tüm Fenerliler gibi şöyle, tüm Fenerliler gibi böyle,  vs. tahkir ifadeleri kullanmayın. Çünkü buradaki amacınızın, onun şahsında Fenerliler’e laf geçirmek olduğu aşikar oluyor.
Rica ederim içinizdeki öküze dur deyin, hıncınızı nefretinizi kapı dışarı edin. Hem Fenerbahçeliler’i tahrik edince ne geçecek elinize, bunun size yol, su, elektrik olarak döneceğini mi sanıyorsunuz?


Biraz anlayın, bu taraftarın başına bir hal geldi. Feci bir hal bu. Nevrini döndürdü onların, kederlerini arttırdı. Bunun üzüntüsü yetmiyormuş gibi bir de baktılar ki bu en zor zamanda yetkili ve etkililer deliğe kaçıyor, iş başa düştü. Mecburen çıktılar gönüllü olarak kulübün haklarını savunuyorlar: Yandı bitti kül oldu’ya izin vermeyeceğiz diyorlar. Fenerbahçe cumhuriyet’tir, müstemleke muamelesi yaptırtmayız diyorlar..
Bunu anlamak size niye zor geliyor? Neden hakkımızı bile savunmamızı istemiyorsunuz?
Sebep ne? Beklediğiniz ne? Şu meseldeki şaşkın dana duruşu mu? Mezbahaya yatırmışlar danayı da hülyalı gözlerle mutlu mesut kasabın bıçağını yalamış hani.
Şimdi şunu iyi anlayın: Biz operasyon yapılmasın demedik, yargılama olmasın demedik, haksız da olsak ceza vermeyin demedik. Şike caizdir, Aziz Yıldırım da tanrıdır, haşa sümme haşa demedik. Bu işte bir adaletsizlik var, ters giden bir şeyler var, böyle temizlik operasyonu yapılmaz, bu şekilde ne kullar mutmain olur ne de Tanrı dedik.
Linç var, yapman etmen dedik.
Psikolojik ayağı kusurlu, dengeleri gözetmeyen, muhtemelen bazı siyasi hesapları içeren, yargılama esaslarına aykırı, toplumsal sonuçları iyi hesaplanmamış, kişisel hesaplaşmalara odaklı bir görüntü veren, amacı şüpheli, adaleti ölçüsüz, tam niyeti belirsiz bir operasyon bu…  Makul tarafları olsa da, aslında baştan kendisini sakatlamış bir hamle.....
Lube Ayar da bunu söylüyor. “Hukuk gasp ediliyor, kör değiliz, gafil değiliz; hem daha bu memlekette neler neler yaşandı, adaletin miladı mı olur,” dedi, ve diyor. Biraz buna odaklanmaya çalışın.
Yanlış yaptığı şeyler varsa Lube’nin, tahkir ifadeleri kullanmadan ortaya çıkarın, ispat edin, yalancıysa, kolpacıysa, muhterisse tespit edin. Ama yok yapamıyorsanız, kulübüne olan sevgisine hiç olmazsa bir parça hürmet edin. Hiçbir şeyiniz eksilmez.
Tabii Fenerbahçe taraftarının takımına sevgisine de. Çünkü sevgimizde hakikatliyiz, müşfik ve sadığız.
Şu dakikadan sonra haksızlığa muhalefetimizden de geri adım atmayız, korumacılığımızdan da… Tâ ki adalet yerini bulsun.
Bilin ki, adalet kendi başına buyruk, keyfî ve mütehakkir bir tokmak değildir.
Sembolü terazidir ve terazi de denge ölçer, kafaya vurulmaz.
Vurulursa o terazi de, tokmak da gün gelir zalimlerin ve ahmakların kafasında patlar.
Tarih buna referanslarla dolu…


[1] Mesela bir tanesini ben yazayım: Lube, telefon dinlemelerinin delil olamayacağını söylüyor, Eğer öyleyse Bursa hadisesiyle alakalı dinlemelere bu kadar vurgu yapmasının gereği ne? Eğer amacı şu anki linç ortamının telefon tapeleri kaynaklı olduğuna dikkat çekmekse anlarım. Ama bunun suç olduğunu iddia ediyorsa, kendisiyle çelişiyor demektir ki, kabul etmem.
Bunun yanı sıra eğer Beşiktaş ve Bursaspor arasındaki husumetin sebebi Lube’yse Beşiktaş yönetimi bunu niye mahkemeye taşımıyor? Çarşı manifesto yazmaya ara verip , niye bir mahkeme dilekçesi kaleme almıyor?  Ve Başkan’ı da yanlarına alıp hep beraber niye adliyeye gitmiyorlar? Gitsinler ki biz de öğrenelim gerçekten eli kanlı olan kim? Lube mi, başkaları mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder